Sanal Fasulye Sırığı ve Gizli Tehlikeler: 11 Şubat Safer Internet Day (Güvenli İnternet Günü)

Siber uzayda, her tıkladığımız bağlantı, her indirdiğimiz dosya ve her paylaştığımız bilgi tıpkı Jack’in fasulye sırığına tırmanması gibi, bizi beklenmedik maceralara sürükleyebilir. Ancak bu yolculukta karşımıza sadece devler değil, siber dolandırıcılar, deepfake içerikler ve daha nice tehlikeler de çıkabilir. Bu yüzden, sanal dünyada attığımız her adımda dikkatli olmalı ve “gerçek olamayacak kadar iyi” görünen her şeyden şüphelenmeliyiz. 11 Şubat Safer Internet Day, tam olarak bu farkındalığı artırmak ve internetin sunduğu fırsatları güvenli bir şekilde değerlendirmemizi sağlamak için bir araya geldiğimiz bir gündür.

Günümüzde siber güvenlik, kurumların en önemli önceliklerinden biri haline geldi. İnternetin ve dijital teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte, siber saldırıların sayısı ve karmaşıklığı da arttı. Bu durum, siber güvenlik alanında çalışan yöneticilere büyük sorumluluklar yüklüyor.  

11 Şubat Safer Internet Day, internetin bilinçli ve güvenli kullanımına dikkat çekmek için önemli bir fırsat sunuyor. Bu yıl da siber güvenlik risklerinin farkında olmak ve kurumlarımızı bu risklere karşı korumak için bir araya geliyoruz.

Neden Güvenli İnternet Günü?

İnternet, kurumların iş süreçlerini yürütmekten iletişim kurmaya, veri depolamaktan yeni iş fırsatları yaratmaya kadar pek çok alanda kritik bir rol oynuyor. Ancak bu sanal dünyanın da kendine özgü tehlikeleri var. Tıpkı “Jack ve Fasulye Sırığı” masalında olduğu gibi, internette de beklenmedik sürprizlerle karşılaşabiliriz. Bu masalda Jack, sihirli fasulyeler karşılığında ineğini takas eder ve fasulyeleri ektiğinde göğe doğru uzayan devasa bir sırık ortaya çıkar. Jack, bu sırığa tırmanarak devin yaşadığı dünyaya ulaşır. Ancak bu yolculuk, Jack için pek çok tehlikeyi de beraberinde getirir. Tıpkı Jack’in fasulye sırığı gibi, internet de kurumlarımıza sonsuz fırsatlar sunan bir “sanal sırık” gibidir. Ancak bu sırığa tırmanırken de dikkatli olmalıyız. İnternetteki her bilgiye, her bağlantıya ve her teklife güvenmemeliyiz. Aksi takdirde, tıpkı Jack gibi biz de beklenmedik tehlikelerle karşılaşabiliriz. Ne yazık ki, günümüzde siber saldırılar ve veri ihlalleri artık istisna değil, kural haline gelmeye başladı. Her gün farklı bir kurum hack vakası yaşayabiliyor. Her yıl siber vakalar endişe verici bir şekilde artış gösteriyor. Bu durum, sadece büyük şirketleri değil, KOBİ’leri, kamu kurumlarını ve hatta bireyleri de etkiliyor. Siber saldırılar, kurumların itibar kaybından finansal zararlarına, müşteri verilerinin çalınmasından operasyonel aksaklıklara kadar pek çok olumsuz sonuca yol açabiliyor. Bu yüzden güvenli internet kullanımı konusunda bilinçli olmak ve dikkatli adımlar atmak, siber güvenlik yöneticileri olarak bizim en önemli görevimiz. Kurumlarımızı ve verilerimizi korumak, iş sürekliliğini sağlamak ve müşterilerimizin güvenini muhafaza etmek için siber güvenlik önlemlerini en üst düzeye çıkarmak zorundayız. Güvenli İnternet Günü de tam olarak bu farkındalığı artırmak, siber risklere karşı kurumlarımızı ve çalışanlarımızı bilinçlendirmek için önemli bir fırsat sunuyor.

2025 yılının Teması: “Hep Birlikte, Daha Güvenli Bir İnternet

Bu yılın teması, online dolandırıcılığın artan tehditlerine odaklanıyor. “Hep Birlikte, Daha Güvenli Bir İnternet” teması, internette karşılaştığımız her şeyin gerçek olmayabileceğine dikkat çekiyor. Sosyal medyada, e-postalarda, web sitelerinde karşımıza çıkan cazip teklifler, indirimler veya beklenmedik kazançlar çoğu zaman dolandırıcılık amaçlı olabilir. Bu tema, hepimizi daha şüpheci olmaya ve “gerçek olamayacak kadar iyi” görünen her şeyin ardında bir tuzak olabileceğini düşünmeye teşvik ediyor. Günümüzde internet, bilgiye erişimden iletişime, alışverişten eğlenceye kadar hayatımızın her alanında vazgeçilmez bir rol oynuyor. Ancak bu durum, siber dolandırıcılık ve dezenformasyon gibi ciddi riskleri de beraberinde getiriyor. Özellikle yapay zeka (AI) teknolojilerindeki hızlı gelişmeler, deepfake videolar, ses klonlamaları ve manipüle edilmiş görseller gibi gerçeğe yakın sahte içeriklerin üretimini kolaylaştırıyor. Bu tür içerikler, sosyal medyada hızla yayılarak yanlış bilgilere, manipülasyonlara ve dolandırıcılıklara zemin hazırlayabilir. Artık sadece tanımadığımız kişilerden gelen tekliflere değil, gördüğümüz, duyduğumuz ve okuduğumuz her şeye karşı daha şüpheci olmamız gerekiyor. Çünkü yapay zeka ile üretilen sahte içerikler o kadar gerçekçi olabiliyor ki, gerçeğinden ayırt etmek giderek zorlaşıyor. Bu da dezenformasyonun yayılmasını kolaylaştırarak bireylerin ve kurumların itibarını zedeleyebiliyor, toplumsal kutuplaşmayı artırabiliyor ve hatta siyasi manipülasyonlara yol açabiliyor. Siber dolandırıcılar da bu teknolojileri kullanarak daha karmaşık ve inandırıcı dolandırıcılık yöntemleri geliştirebiliyorlar. Örneğin, bir yakınınızın sesini taklit ederek acil bir durum bahanesiyle para isteyebilir, ya da sahte bir ürün reklamı ile kredi kartı bilgilerinizi çalabilirler. Bu nedenle, kendimizi ve başkalarını bu tür dolandırıcılık girişimlerinden korumak için her zamankinden daha dikkatli olmamız, bilgileri teyit etmemiz, şüpheci yaklaşmamız ve güvenilir kaynaklardan bilgi edinmemiz gerekiyor. Unutmayalım ki, “gerçek olamayacak kadar iyi” görünen her şey, büyük olasılıkla bir tuzaktır.

Peki, Kurumlarımızı ve Kendimizi Nasıl Koruyabiliriz?

  • Sanal Sırığa Tırmanmadan Önce Araştır: Kurum web sitesine girmeden önce veya bir bağlantıya tıklamadan önce web sitesinin veya bağlantının güvenilirliğini araştırın. Güvenilirliği şüpheli olan web sitelerine veya bağlantılara tıklamaktan kaçının.  
  • Gerçek Olamayacak Kadar İyiyse Şüphelen: Kurum e-postalarında veya diğer iletişim kanallarında “gerçek olamayacak kadar iyi” görünen tekliflerden şüphelenin. Bu tür teklifler genellikle dolandırıcılık amaçlıdır. Teklifleri değerlendirmeden ve kabul etmeden önce detaylı bir araştırma yapın ve güvenilirliği teyit edin.  
  • Kişisel ve Kurumsal Bilgileri Koruma Altına Al: Kurum çalışanlarının ve müşterilerinizin kişisel bilgilerini, kurum sırlarını ve hassas verilerinizi koruma altına alın. Güçlü şifreler kullanın, çok faktörlü kimlik doğrulama yöntemlerini etkinleştirin ve verilerinizi düzenli olarak yedekleyin.  
  • Çalışanları Bilinçlendirin: Kurum çalışanlarını siber güvenlik riskleri konusunda düzenli olarak bilgilendirin ve eğitimler verin. Siber saldırıların nasıl gerçekleştiği, hangi tehlikelerin bulunduğu ve bu tehlikelerden nasıl korunabilecekleri konusunda farkındalıklarını artırın.  
  • Güvenilir Kaynaklardan Bilgi Edin: Siber güvenlik alanındaki en son gelişmeleri takip etmek için güvenilir kaynakları kullanın. Örneğin, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) web sitesini ziyaret edebilir, güvenilir siber güvenlik uzmanlarını takip edebilir ve sektörle ilgili yayınlara abone olabilirsiniz.  
  • Yapay Zeka ile Üretilen İçeriklere Karşı Dikkatli Ol: Yapay zeka ile üretilen görsellerin, seslerin ve videoların gerçeği yansıtmayabileceğini unutmayın. Bu tür içeriklere karşı şüpheci olun ve doğruluklarını teyit etmeye çalışın. Kaynağını bilmediğiniz içeriklere güvenmeyin ve bilgileri doğrulamak için farklı kaynaklardan araştırma yapın.  
  • Siber Güvenlik Politikaları Oluşturun ve Uygulayın: Kurumunuz için kapsamlı bir siber güvenlik politikası oluşturun ve bu politikanın düzenli olarak güncellenmesini sağlayın. Bu politika, siber güvenlik risklerini azaltmak, veri ihlallerini önlemek ve kurumunuzu korumak için gerekli adımları içermelidir.